← Yazılara dön
05.01.2022

Maryam Apa”: Eski Türkçenin Sessiz Kahramanı

“Maryam Apa”: Eski Türkçenin Sessiz Kahramanı Annemarie von Gabain (1901-1993) kimdir, bu yazıda inceleyeceğiz.

Annemarie von Gabain Kimdir?

20. yüzyıl Türkolojisinin en muteber isimlerinden biri olan Annemarie von Gabain, 4 Temmuz 1901 tarihinde o zamanlar Almanya’ya bağlı olan Lorraine bölgesindeki Mörchingen kasabasında dünyaya geldi. Babası General Arthur von Gabain idi. Disiplinli, çok yönlü ve entelektüel bir aile ortamında büyüdü. Katolik gelenekleriyle yetişmesine rağmen yaşamı boyunca farklı kültürlere açık, araştırmacı ve hoşgörülü bir bilim kadını olarak tanındı. İlk, orta ve lise tahsilini Mainz ve Brandenburg şehirlerinde tamamladıktan sonra üniversite eğitimi için Berlin’e gitti. Başlangıçta matematik ve fen bilimleri okudu, ardından sinolojiye yöneldi. Bu yöneliş, onun ileride Türk diliyle kuracağı güçlü ilişkinin de habercisi oldu.

Sinoloji eğitimi sırasında, dönemin önde gelen sinologlarından Otto Franke ve Erich Haenisch ile çalıştı. Asıl kaderini belirleyecek bilim dalı ise Willi Bang-Kaup’un rehberliğinde yöneldiği Türkoloji oldu. Gabain’in sınıf arkadaşları arasında, sonradan Türkoloji’nin efsane isimlerinden biri olacak Reşid Rahmeti Arat da vardı. Bu dostluk ve bilimsel ortaklık ömür boyu sürecekti.

Bilim Yolculuğunun Başlangıcı: Sinolojiden Türkolojiye

Gabain’in bilimsel kariyerinin mihenk taşı, Berlin’e getirilen ve Budist içerikli Eski Uygurca yazmalardı. Almanların 20. yüzyılın başlarında Orta Asya’da yaptıkları arkeolojik ve bilimsel kazılar sonucunda Berlin’e taşınan bu metinler, Gabain’in yaşamını adadığı kaynaklara dönüştü. Hocası Bang-Kaup’un yönlendirmesiyle 1929’dan itibaren “Türkische Turfan-Texte” (Turfan Türkçe Metinleri) başlıklı yayın dizisinde sinoloji danışmanı olarak yer aldı.

Serinin ilk beş cildinde doğrudan görev aldı. 1931 yılında yayımlanan beş cildin analitik fihristi de onun titiz çalışmasının ürünüdür: Analytischer Index zu den fünf ersten Stücken der Türkischen Turfan-Texte. 1934’te yayımlanan altıncı ciltte Gabain, hocası Willi Bang ve Reşid Rahmeti Arat ile birlikte Budist menşeli Sekiz Yükmek adlı metni yayımladı.

Uygur Metinlerinden Codex Cumanicus’a

Gabain’in akademik üretkenliği yalnızca Uygur metinleriyle sınırlı kalmadı. 1931–1932 yılları arasında Çin’e yaptığı araştırma gezisinde meşhur seyyah Hsüan-Tsang’ın biyografisinin Pekin nüshasını transkribe etti. Bu çalışma iki önemli esere dönüştü: Die uigurische Übersetzung der Biographie Hsüang-Tsang (1935) ve Briefe der uigurischen Hsüang-Tsang Biographie (1938). Eski Uygur yazısının bilimsel dünyaya tanıtılmasında onun katkısı benzersizdir.

Türk dili tarihinde önemli bir yeri olan Codex Cumanicus adlı eserin dili üzerine yaptığı araştırmalar da dönemin ötesinde bir filolojik yaklaşıma sahiptir. Türk dilinin tipolojik gelişimini anlamada Gabain’in sunduğu karşılaştırmalı veriler, bugün hâlâ değerini korumaktadır.

Türk Diline Katkıları: Gramerden Yazı Kültürüne

Gabain’in en çok bilinen eseri 1941 yılında yayımlanan Alttürkische Grammatik (Eski Türkçe Grameri)’dir. Bu eser, 1950’de genişletilmiş, 1974’te ise ofset baskısıyla yeniden yayımlanmıştır. Türkiye’de ise Mehmet Akalın ve Ahmet Temir tarafından 1988 yılında Türkçeye çevrilerek “Eski Türkçenin Grameri” adıyla Türk Dil Kurumu tarafından yayımlanmıştır. Bu kitap, bugün hâlâ Eski Türk dili çalışan araştırmacılar için başvuru kaynağı olmayı sürdürmektedir.

1945 yılında yayımladığı Özbekische Grammatik adlı çalışması, savaş yıllarının zor şartlarına rağmen akademik üretkenliğinden taviz vermediğini gösterir. Gabain, Özbekçe öğrenmek için bir savaş esirinden birebir ders almış ve bu dili öğrenerek gramerini kaleme almıştır.

Yazı kültürü ve matbaacılık alanında da ilklerden biri olmuştur. Die Drucke der Turfan-Sammlung (1967) adlı eseri, Uygurların erken dönem baskı teknikleri üzerine yaptığı detaylı analizleri içerir. Bu çalışmada, Uygur kalıpbaskı (blok baskı) tekniklerinin modern matbaacılığın temellerinden biri olabileceği yönünde dikkat çekici görüşler ileri sürer.